İÇİNİZDEKİ ENERJİYE KULAK VERİN…

İÇİNİZDEKİ ENERJİYE KULAK VERİN…
***
Güneşin doğuşuyla yeni bir güne merhaba demiştik… Yatakta tepeden tırnağa şöyle bir gerildikten sonra kalktım… Elimi yüzümü yıkadım… Aynaya baktığımda gözlerimin içi gülüyordu… Bir kaç saniye baktım gülümsedim kendi kendime… Halbuki aklımda gülecek birşey yoktu, ama olsun enerjim yükselmişti sonuçta… Üzerimi değiştirirken hareketli bir şarkı açtım YouTube’dan hem dans ediyor hemde düğmelerimi ilikliyordum… İçimden kontrolsüz bir şekilde GÜÜÜNAAAYYYDIIIN diye haykırmak geldi ve haykırdım… Sonra pencereyi açtım güneş gözlerimi kamastırıyordu… Temiz havadan derin bir nefes aldım… Müzik çalmaya devam ediyordu… Ritmine ayak uydurarak tempolu bir şekilde alkış tutarken vücudumunda ritim tuttuğunu fark ettim… Güne enerjik başlamıştım… Baharın verdiği enerjiyle içimdeki kıpırtı katlanarak artıyordu… Saçlarımı taradım parfümümü sıktım maskemi taktım… Sabahın ilk saatlerinde sokaklardaki başlangıçlara ortak olmak üzere kapıya doğru yöneldim… Sporayakkabılarımı giydim… Kapıyı iki defa kilitledim… Tamda o sırada kapı komşumuzla karşılaştım… Yüksek sesle günaydın dedim ve gülümsedim… O da sabah sabah şaşırmış olmalı ki heyecanla günaydın deyiverdi… Asansörü çağırdım içinde üst komşu vardı… Binebilirmiyim diye rica ettim… Kabul etti bindim… Sonra ona da kocaman bir Günaydın dedim ve gülümsedim… Gözlerini açtı ve dikkatle bana baktı… Sanki yeni uyanmıştı… Sekiz katı birlikte inerken halini hatırını da sordum… Kısa bir sohbet oldu aramızda… Zemin kata inince birbirimize güzel bir gün geçirmeyi diledik… Apartmanın önünde kapıcı yerleri süpürüyordu…Yüksek sesle günaydın kolay gelsin abi dediğimde biranda irkildi… Ve bana baktı gülümsedi… Apartmandaki asayişi kapıcımıza sorarım her zaman… Yine sordum sıkıntı yok dedi… Birbirimize haydi hayırlı işler dedik ayrıldık…
***
Sitemiz büyük olduğu için nizamiye kapısına yürümek beş dakikayı buluyor… Kapıda güvenlik nöbet değişimi henüz yapılmamıştı… Daha yarım saati vardı. Geceden nöbette kalan güvenlik görevlisi arkadaşımız içeride oturuyor bir elinde kumanda bir elinde çay bardağı gelene geçene bakıyordu… Yine Günaydın iyi nöbetler diye seslendim… Elleri dolu olduğu selamımı başıyla aldı ve tebessüm etti… Adımlarımı hızlandırmıştım… Sitenin önündeki yoldan karşıya geçerken yaya geçidinde genellikle yaptığım harekettir DUR işaretiyle arabaları durdurdum ve direk karşıya geçtim… Nede olsa geçiş üstünlüğü bendeydi… Bu hareketi yapmayı sevdiğimi de gizleyemem… Bir çok iş yeri daha açık değildi… İş Bankası sokağına doğru yöneldim… Yol üstünde sabahın erken saatlerinde iş yerini açan ayakkabı tamircisi dükkanın önünde oturmuş bir önceki günden kalan tamiratları yapıyordu… İş yerini erken açan esnafları sevdiğimi ifade etmek istiyorum… Sabahın bereketine inanrım çünkü… Günaydın Hayırlı İşler diye seslendim… Bana sağol abi vaktin varsa buyur gel çay içelim dedi… Yürüyüş temposunu düşürmemek için teşekkür ederek başka zaman içelim diyerek ilerledim… Karşımdan orta yaşlarda tanımadığım bir beyefendi geliyordu… Yüzüne baktım suratı asıktı… İçimden bir an kim bilir ne derdi vardır diye geçirdim… Yaklaşınca günaydın iyi günler diye seslendim… Şaşırmıştı… Etrafına bakındı kimseyi göremeyince kendisine dediğimi anladı… Ve teşekkür ederek Günaydın diye cevap verdi… Tempoyu düşürmeden yoluma devam ettim. Yol üstünde Döşemeci ile terzide dükkanını erken açanlardandı… Aynı şekilde onlara da günaydın ve hayırlı işler diyerek karşılıklı enerjimizi paylaştık… Bu tempolu yürüyüşümü bir az ileriden Alanya Sokağından geri dönerek tamamladım… Yine yol üstünde iş yerini açan esnaflara fırsat buldukça günaydın ve hayırlı işler diyerek bazı ihtiyaçlarımıda karşıladıktan sonra eve geri döndüm. Burada ayakkabı tamircisi, Döşemeci ve terzi ile ile ilgili ortak bir noktayı vurgulamakta fayda görüyorum… Aynı zamanda sanatkâr olan bu esnaflarımız dükkanlarını erken açarak sabahın bereketli atmosferinden istifade ediyordu… Belli ki bir kültürü yaşatıyorlardı. Aynı sokakta sanki sonu gelmez bir şekilde üç ayda bir kapanıp açılan iş yerleri vardı… Şöyle örnek vermem gerekirse aynı yere bir yılda önce market, sonra tuhafiye, sonra manav, ve sonunda da tesisatçı açılmıştı… Onun da kapanması an meselesiydi…
***
Velhasıl sabahın bereketine inanıyorum… Güne enerjik başlamanın etrafımızda oluşturduğu enerjiye de inanıyorum… Evet zor günlerden geçiyoruz bununda farkındayım… Ama sıkıntıyla stresle bu hayat çekilir mi? Şehirde herkes fıçı gibi suratlar bir karış… Hatta dokunsan patlayacak tipler bir hayli fazla… Elbette bizimde kendimize göre sıkıntılarımız var… Bunu yolda sokakta etrafa yansıtınca çözülmüyor ki! Ama enerjinizi yüksek tuttuğunuzda iletişim kapılarınızı da açık tutmuş oluyorsunuz… Neyse uzun bir yazı oldu…
Herşeye rağmen enerjiniz bol olsun… Bereket kapılarımız açık olsun…
***
Sevgi ve saygılarımla
Zir.Müh.Mehmet ÜNVER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir